Çankırı’da buluna türbeler Emir Karatekin Bey Türbesi ve Hacı Murad-ı Veli Türbesidir.
Taş
Mescit: (Cemaleddin Ferruh Darülhadisi) Çankırı’da Selçuklu Dönemi’nden
kalma en önemli yapıdır. İki ayrı yapıdan oluşan eserin şifahane kısmı,
Anadolu Selçuklu Hükümdarı Keyhüsrevoğlu I. Alaadin Keykubat zamanında
Çankırı Atabeyi Cemaleddin Ferruh tarafından Miladi 1235 yılında
yaptırılmıştır. Şifahaneye 1242 yılında bir de darulhadis kısmı ilave
edilmiştir.
Yapının plastik
sanatlar bakımından önemi ise, üzerinde yer alan iki adet figürlü
parçadan meydana gelmektedir. Bunlardan biri sürekli yayınlara konu
olmuş ve üzerinde durulmuştur. 100×25 cm ebatlarındaki bu kabartmanın
özelliği, gövdeleri birbirine dolanan iki ejder (yılan) motifidir.
Ejderlerin başları birbirine karşılıklı gelecek şekilde
biçimlendirilmiştir. Günümüzde “Tıp Sembolü” olarak kullanılan
kabartmanın orjinali kaybolmuş olup aslına uygun olarak yaptırılan
yenisi yerine konulmuştur.
Halk
arasında su içen yılan olarak da isimlendirilen ikinci parça diğerinin
aksine alçak kabartma şeklinde olmayıp başlı başına bir heykel
görünümündedir. Darulhadis’te kullanılan gözenekli taştan yapılmış olan
parça kupa şeklinde olup gövdesine bir yılan sarılmakta ve üst kısmında
uzantı yaparak sonuçlanmaktadır. Bu motif ise günümüzde “Eczacılık
Sembolü” olarak kullanılmakta ve halen Çankırı Müzesi’nde
sergilenmektedir.
Büyük Camii:
(Ulu-Sultan Süleyman Camisi) Mimar Sinan Dönemi eserlerinden olan cami,
Büyük Osmanlı Hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle Sadık Kalfa
tarafından inşa edilmiştir.
ÇANKIRI’NIN MEDRESELERİ
Osmanlı
Döneminde, ülkenin her tarafında olduğu gibi Çankırı’da da okumaya ve
ilme büyük önem verilmiş ve birçok medrese kurulmuştur. Bugün Büyük
Camii’nin doğusunda bulunan Çivitçioğlu Medresesi ile Buğday Pazarı
Camii bahçesindeki Buğday Pazarı Medresesi XVII. yüzyıldan günümüze
kadar ulaşan eserlerdendir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder