1.İzzetlin Keykavus döneminde, Sinop'un zaptı ile Çankırı'nın önemi de
arttı.Çankırı'nın en zengin ve refah dönemi l.Alaaddin Keykubal'ın
sultanlığı dönemidir. Lalası olan Cemaleddin Ferruh'u Çankırı'ya vali
olarak atadı. Kırım'a kadar uzanan ticaret yolu sayesinde Çankırı refah
dönemini yaşamıştır. Anadolu'da, Türklerin iskân sahalarının ilklerinden
olan Çankırı'da, bugün de aynı ihtişamını koruyan, Taş Mescit adı ile
halk tarafından anılan. Vali Cemaleddin Ferruh'un emriyle yaptırılmış
olan Şifahane (Hastahane) refah örneklerinden birisidir. Selçuklular
döneminden Çankırı'da bir şey kalmamıştır.
Şifahane'nin de yalnız Cemaleddin Femhim’in ve ailesinin mezarının yer
aldığı taş bina kalmıştır.Selçuklu ve Osmanlılar dönemine ait çok az
eser kalmasının sebebi yapılarda taş ve tuğla yerine ormanlık bir
bölgede bulunmaları sebebiyle ahşap mimariyi benimsemeleridir. Bunun
yanında Çankırı'nın 1. derecede deprem kuşağı üzerinde bulunma sı,
yangın gibi felaketlerdir. Cemaleddin Femıh, tarafından yaptırılan
Şifahane. tipik Türk-İslâm mimarisinin bir örneğidir. Şifahane'de yer
alan kadeh üzerine sarılmış çille yılan motifi, tıp ve eczacılığın
simgesi olmuştur. l.Alaaddin Keykubat'ın, tahta geçme hırsı ile dolu
olan oğlu 2.Gryaseddin Keybgsrev tarafından zehirlenerek öldürülmesi, iç
karışıklıklar, Kösedağ Savaşı'nda Moğollara yenilgi, Çankırı gibi tüm
Anadolu Türk şehirlerini etkilemiştir. 1243'te uğranılan bu felaketten
kısa bir sûre sonra, 1262'de Moğollara karşı, Çankırı çevresinde de bir
isyan başlatılmışsa da başarılı olamamıştır. Bu olay özerine Moğollar
tarafından tayin edilen Sinop Valisi Muineddin Süleyman Pervane,
Çankırı'yı yağmalayarak cezalandırma yolunu tercih edecektir.
l.İzzeddin Keykavus döneminde, Hüsameddin Çoban Bey'in Melik-ül
ümeralığı, l.Alaaddin Keykubat devrinde de devam elli. Bizanslılar'a ve
Kırım'a yapılan seferlere katılan Çobanoğulları hakkında fazla bir
bilgimiz yoktur. Yalnız Moğol Valisi Geyhatu'nun saldırısı sırasında
Çobanoğulları soyu, Çankırı ve Kastamonu çevresinde bakini
bulunmaktaydı. Emir Çoban lakabı ile anılan, Hüsameddin Alp Yülük
(Yüriik)'ün oğlu Muzafferüddin Yavlak Arslan'ın döneminde 1291'de
Moğolların hakimiyeti altında bulunduğu sırada Rükneddin Kılıç Arslan.
Muzafferüddin Yavlak Arslan'ı kendisine Atabey (Atabeğ) yaparak büküm
darlığını ilan etti. Moğollar'ın yardımını gören diğer kardeşi



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder