"Gangra" ve “Germanikapolis" diye adlandırıldığı bilinmekledir.
Kalesinin sağlamlığı ile anıldığı bir dönemde, Selçuklular zamanında
Emir Karatekin tarafından fethedilmesiyle "Kangırı" adını alan şehrin
ismi. Osmanlı imparatorluğu döneminde "Kangırı", "Gangra". "Kengeri".
"Kangri" olarak geçmektedir.
Halk arasında bugün dahi Çangırı" biçiminde söylenmekte ve Cumhuriyetin
ilk yıllarında "Kangri" şeklinin Çankırı şeklinde kabulü o zamanki
Çankırı mebuslarından Ahmet Talat, Mehmet Rıfat ve Yusuf Ziya beylerin, 9
Nisan 1925 tarihinde TBMM ne verdikleri bir takrir üzerine, Hükümetçe
yapılmıştır. EFSANELERDE ÇANKIRI Koma devri, Deniz Tanrısı olan
Poseidon’un oğlu Nikostratos’un, Paflagonya dağlarında çobanlık
yatırken, bu yöreyi beğenerek yerleştiği ve o sırada doğurmuş olan
keçisine koymuş olduğu adı aynı zamanda bu şehre verdiği
belirtilmektedir.Bir efsaneye göre, bölgede Bizans artığı çok kilise varmış. Çan sesleri tüm yaylaya yayılır, ta uzaklardan duyurulmuş. Diğer yandan Çankırı adı üzerine halkın da söyledikleri var. Şehir halkı daha çok ticaretle uğraşıp develerle mal taşıyarak kervan düzerlermiş. Çankırı ve çevresinde, dağ, taş, ova, bayır, deve çanlarıyla çın çın inlermiş. Bu yüzden şehre “Çankırı" demişler.
TARİH ÖNCESİ ÇANKIRI


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder